Ödeme ekranı, hangi para biriminde ücretlendirileceğinizi bir süredir doğru söylüyordu. Fiyat sayfası ve Mesafeli Satış Sözleşmesi ise söylemiyordu — ve ikisi de aynı iki şeyi yanlış söylüyordu.
Birincisi: yedi para birimi. Her iki metin de "TRY, USD, EUR, GBP, RUB, CHF veya NOK ile ödeyebilirsiniz" diyordu. Bu bir seçenek listesi gibi okunuyor, ama seçim diye bir şey yok ve hiç olmadı: hangi para biriminde ödeyeceğinizi fatura ülkeniz belirliyor. Türkiye'de yerleşikseniz TL, değilseniz dolar. Listedeki diğer beş para birimi ödeme sağlayıcımızın desteklediği para birimleriydi, bizim size sunduğumuz değil — yani euro ile ödemeye çalışan biri, hiç var olmamış bir seçeneği arıyordu.
İkincisi: "tahsilat TL bazında yapılır." Bu cümle, hemen öncesindeki "şu para birimleriyle ödeyebilirsiniz" cümlesinin ardına koşulsuz olarak ekleniyordu — İngilizce metinde de. Kastedilen bizim tarafımızdı (ödeme sağlayıcımız bize lira yatırır), ama okuyan için öyle durmuyordu: dolar ödeyen yurt dışındaki bir alıcıya, kartından lira çekileceği vaat ediliyor gibi görünüyordu.
Artık ikisi de kuralın kendisini yazıyor: Türkiye'de yerleşik alıcılardan TCMB döviz satış kuru üzerinden TL, diğer ülkelerdeki alıcılardan dolar tahsil edilir. Aynı cümle Mesafeli Satış Sözleşmesi'nin fiyat bölümünde de var, çünkü orası bir vaat metni ve yanlış bir vaat orada daha pahalıya mal olur.
Ödediğiniz tutar değişmedi. Değişen, tutarı ödemeden önce doğru okuyabilmeniz.
Bir de sözleşmenin Türkçesi ile İngilizcesi ayrışmıştı
Teslimat ve İade sayfasında, ödeme onaylandığında hesabınıza ne geçtiğini anlatan cümle iki dilde iki farklı şey söylüyordu. İngilizcesi "planınızdaki krediler" diyordu; Türkçesi hâlâ eski dağarcıkla "plan kapsamındaki kullanım hakkı" diyordu. Aynı sözleşmenin iki dili, satın aldığınız şeyi farklı adlandırmamalı. Türkçesi de artık kredi diyor.